editor   28 Nisan 2017   NEWS   37 views

Halka 3 – Psikolojik Korku

3 sene önce

2002’de vizyona girmiş olan Halka, orijinal Japon filminin yeniden çevrilmiş bir versiyonu olmasına rağmen çok başarılıydı ve bu yüzden de devam filmini serisin orijinal yaratıcısı Nideo Nakata yönetti. Fakat sonuç büyük hayal kırıklığı yarattı. Bu filmden tam 12 yıl sonra çıkan Halka 3 için diyebileceğim en iyi şey şu: Tam anlamıyla idare eder bir film. Halka 3’ün en iyi yanı bu herhalde, tamamıyla rezalet olmaması. “Halka 3, mutlu bir genç çift olan Julia ve Holt’a odaklanıyor. Holt, üniversiteye gittikten sonra ondan bir süre haber alamayan Julia endişelenir ve onu görmeye gider. Gittiği zaman da orada özel bir grubun “Samara’nın Laneti” adında bir şeyle ilgilendiğini görür. Kısa süre içerisinde bu lanete maruz kalan Julia, Holt’u bulduktan sonra bu işin içinden çıkmaya çalışır çünkü Julia’nın yaşamak için sadece 7 günü vardır.” Öncelikle sevdiğim şeylerle başlayayım. Oyunculuklar fena değildi. Julia’yı canlandıran Matilda Lutz, film için iyi bir seçim olmuş. Ne abartılı ne de sinir bozucu.

Tamamıyla normal bir performans sergilemiş. Filmdeki en iyi oyuncu kesinlikle Vincent D’Onofrio’ydu. Sonlara doğru filme giren D’Onofrio, yine eğlenceli bir performans sergilemiş. Bunun dışında filmin sadece bu lanetten ibaret olmaması da güzeldi. Halka 3, bu olayı günümüzün teknolojisine uyarlayıp bir yandan da bu hikayenin arka yüzünü ortaya koymaya çalışıyor. Bunları görmek bayağı bir ilginçti. Her ne kadar bu sahneler durağan ilerlese de, filmin geri kalanında korkutucu sahneler de mevcut. Aslında filmin bu iyi yanları Halka 3’ü kötü bir film olmaktan kurtarıyor. Eğer vizyonda izleyecek bir korku filmi arıyorsanız, Halka 3’ü sırf bu nedenlerden tercih edebilirsiniz. Ama bunun dışında, eşit derecede kötü yanlar da vardı filmde. Bunlardan birisi filmin hiç de orijinal olmaması. Evet, Halka 3’ün bir uyarlama olduğunun farkındayım ama değinmek istediğim nokta, bu filmdeki birden fazla sahnenin başka filmlerden çalınmış hissettirmesi. Son Durak serisine benzeyen ve daha geçtiğimiz aylarda vizyona girmiş olan Don’t Breathe filmine benzeyen sahneler vardı. Bu film zaten zaten korkuyu yaratıcı bir şekilde kullanamadığından bu tarz filmlere sığınmış. Filmin açılış sahnesi çok kötüydü. Abartılı oyunculuklar ve genel itibariyle gereksiz bir sahne, film için hiç de iyi bir giriş olmamış. Ayrıca filmin bitişine de çok güldüm. Gülmemem gerekmiyordu ama filmin bitiş şekli bana çok basit geldi. Yani seri bitmesin de bunlardan bir tane daha çekelim demişler gibi en sonda ufak bir ters köşe yapmışlar. Bu arada yukarıda filmin içinde bulunan laneti daha fazla keşfetmesinin iyi bir şey olduğunu ama bunları yaparken hikayenin durağan ilerlediğini söylemiştim ya? Bu bir korku filmi, dedektif filmi değil! Ciddiyim, heyecanlı bir ilk 30 dakikanın ardından 45 dakika boyunca aşırı ciddi diyaloglar ve yavaş ilerleyen bir hikaye görüyorsunuz. Burada sadece birkaç tane kötü jumpscare sahnesi yaşanıyor. Eğer film bunu işlerken temposundan ödün vermeseydi, ortaya gayet başarılı bir korku filmi çıkabilirdi. Çünkü şu an ortaya çıkan sonuç, korkusu az olan bir korku filmi olmuş adeta. Kısacası Halka 3, ne iyi ne de kötü, tam ortalama bir film. İyi oyunculuklar, ilginç bir konsept ve başarılı bir şekilde yönetilmiş Halka 3’ün yanı sıra hikayesi çok yavaş ilerliyor ve senaryosu başka korku filmlerin kopyasıymış gibi hissettiriyor. Eğer harcayacak 100 dakikanız varsa ve Halka serisini seviyorsanız, bir şans tanıyabilirsiniz. İyi seyirler

editor Yazar Notu:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir